Hakkımda

Herkesin hayatında irili, ufaklı birçok sınav olmuştur.

Olmama ihtimali de yok zaten. Olmasa hayat olmazdı onun adı. Kimi daha evrilerek çıkar sınavlardan, kimi daha da girer girdabın içine. Ya uzun sürer çıkması ya da çıkamaz.

Allaha çok şükür, şimdiye kadar yaşadığım sınavlar ya da nam-ı diğer sonuçlar öyle hayatımı karartır şeyler olmadı; aksine, değişimimin ve içimdeki gücü keşfedişimin harika sebepleri her biri..

Çok şükür bitti dediğim yıllarım da oldu bununla birlikte bu yıl çok güzel şeyler kazandırdı ve beni uyandırdı dediğim yıllar çok çok daha fazla oldu.. Bir kez daha şükürler olsun..

Bir dönem hayatımda olmuş ve bu değişimin bir parçası olmuş tüm kişilere buradan teşekkür etmek istiyorum..İyi ki varsınız, iyi ki var oldunuz, hep var olun..

Sevgiyle,

Nergis AKKAYA (Kaygas)

Narsis, ırmak ilahı Kephissos ile arındırıcı suların bekçi perisi Liriope’nin oğlu olarak doğar. Bir kahin, ebeveynine Narsis’in dünyada, kendi yüzünü görmediği sürece yaşayacağını bildirir. Narsis bir gün bir su birikintisine dökülen bir kaynağın yanına gelir ve su birikintisine doğru eğilerek oradaki sudan içmeye başlar. Doğal olarak, bu sırada, birikintide yansıyan yüzünü görür. Kendi yüzünü görünce önce şaşkınlığa düşer, sonra kendini hayranlıkla seyre dalar ve kendisine

âşık olur. Bu seyirden kendisini bir türlü alamayan Narsis gitgide hissizleşir, dünya yaşamına gözlerini yumar ve bulunduğu yere kök salarak açılmış bir çiçeğe dönüşür. Bu çiçek, güneş gibi, sarı göbekli, beyaz yapraklı, çevresine güzel kokular yayan bir çiçektir. Ölümünden sonra Styx nehrinin sularına katılır.

Narsis’in öyküsündeki sembolizm şöyle açıklanır:

Narsis’in suda kendisini görmesi ve kendisine âşık olması, inisiyenin önceden dışarıda aradığı en büyük sırrın, hakimiyet asasının, bilgelik anahtarının kendi içinde olduğunu farketmesini, içindeki “spiritüel tesir” kanalını keşfetmesini simgeler.
Narsis’in gitgide hissizleşmesi ve dünya yaşamına gözlerini kapamasında, dünyasal isteklerden tümüyle uzaklaşması, başka insanların önem verdiği dünyasal, maddi değerlerin kendisi için artık hiçbir şey ifade etmemesi simgelenir.
Çiçek ve çiçeğin açılması varlığın “spiritüel tesir”i kendi başına (inisiyatörü olmadan) çekip aktarabilecek duruma gelmesini simgeler. (Çiçek tüm ezoterik ekollerde aynı anlamda kullanılmıştır; nergisin yerini kimi ezoterik ekollerde gül, kimilerinde lotus almıştır.) Aldığını çevresine yayması, rengi ve biçimi küçük bir güneşi andıran nergis çiçeğiyle ifade edilmiştir.
Aldığı spiritüel tesir, burada, tesirin tüm tradisyonlarda en çok kullanılan sembolü olan, içtiği su ile simgelenmiştir.
Ölen çiçeğin ırmağa katılmasında ise, spiritüel tesirin kaynağı ile özdeş olma, spiritüel tesir zincirinin bir halkası olma simgelenir.

Vikipedi Özgür Ansiklopedi