(Devamı) Değişime nereden başlamalı? – Geçmisi Sevmek, Geçmişten Özgürleşmek


Yazımı okumaya başlamadan, lütfen öncelikle burayı okuyunuz.

Bugünkü yazım geçen aylarda yazmış olduğum “değişime nereden başlamalı” isimli yazımın devamı niteliğinde. Değişime karar verilen yolda yapılması gereken başka bir konudan, "geçmişten özgürleşmek"ten bahsetmek istiyorum bugün.

“Geçmişi unutmak” ya da “geçmişe takılmamak” sözü bir çok insan için ürkütücü gelir. Çünkü geçmişte tecrübeleri vardır, yaşanmışlıkları vardır. Onları unutursa kendi olmaz, aynı şeyler tekrar başına geldiğinde yine üzülür diye kaygı duyarlar. Sanırlar ki, geçmişlerini unuturlarsa sorumsuz, kötü bir insan olurlar. Bu yüzden de kendilerini korumak için sımsıkı tutunurlar geçmişe. İyi bir şey yaptıklarını düşünürler. Halbuki geçmişte yaşanan benzer olaylara doğru tam hız koşmaktadırlar.

Belki de, “geçmişi unutmak, geçmişten kurtulmak” kelimelerini çok iyi tanımlamak gerekir.

Bir kere, geçmişte her ne yaşandıysa, olumlu ya da olumsuz, tüm bu yaşantılar bir tecrübedir ve bir kerede silinip atılmamalıdır. O geçmiş bir hatırlanmalı, çıkarılacak dersler çıkarılmalı ve yola devam edilmelidir. Bize faydasız olan kısmı geçmiş içerisinde yaşamaktır. Bu nedenle, “geçmişten kurtulma” yerine “Anı yaşama”, “Geçmişten özgürleşme” ve hatta “Geçmişi sevme” kelimelerini kullanmak daha doğru, “Kurtulma, bırakmak, unutmak” kelimlerini kullanmak ise daha korkunç gelir bana.

Amacı kendini korumak olan geçmişte yaşamanın bir diğer sebebi de, geçmişteki kendimizle barışamamızdır. Aslında orada insanları suçlamaktan çok kendimizi suçlama vardır. Yapılan karşısında ses çıkar(a)madıysak, yapılanı alttan aldıysak, söylenmemişlerimiz vs. varsa, o hesap bizim için kapanmamış oluyor ve bunu yaparken de asıl olay ve durumdan uzaklaşıp gidiyoruz.

Sımsıkı ellerinizde tuttuğunuz kalın bir ipi hatırlayınız. Kaymamak ya da düşmemek için sımsıkı tuttuğunuz o ip zamanla size ne kadar acı verir değil mi? Evet, o ipi bıraktığınızda yere düşme ihtimalimiz de var. Bununla birlikte, düştüğünüzde elinizdeki o acının zamanla geçmesi ya da hafiflemesiyle ayağa kalkma durumumuz da var. Sadece geçmiş değil, herhangi birşeye gösterilen bağımlılık ta tıpkı düşmemek için bir ipe sımsıkı sarılmakla aynıdır. Bazen, acılardan kurtulmanın en kolay yolu bağımlılıklarımızdan özgürleşmektir.

Eğer, geçmişte yaşadıklarınızın sizi geri çektiğini, ilerlemenizi engellediğini, hatta ve hatta siz onları hatırladıkça tekrar aynı şeyleri yaşayacağınızı bilseydiniz, yarından itibaren nasıl bir hayat yaşamayı seçerdiniz?

Gün, cımbızı ele alma, geçmişteki yaşanmış tüm bize zararlı olaylardan çekilmesi gerekenleri çekip cebe koyma, geriye kalan faydasız şeyleri elektrikli süpürge ile çekme vaktidir. Aksi takdirde yeni hayatımız için yaptığımız tüm seçimlerde, farkında olmadan ve hiç istemeden de olsa tekrar aynı şeyleri yaşama ve kendimize güzel anılar yaratmama seçimini yapmış oluyoruz.

Seçimlerinizin her daim huzur getirmesi dileğiyle..

Sevgiyle,

Nergis Kaygas

ÇALIŞMA ÖNERİSİ:

Eğer bir yerde geçmişte kalmak ya da geçmişten özgürleşememekten bahsediliyorsa orada bir “affedememe” durumu söz konusudur.

Bu sebeple Affetme isimli yazımı ve affetme isimli çalışmamı da gözden geçirmenizi öneririm.


69 görüntüleme