Şükretmek, Şükran Duymak


Şuana kadar yazılarımı takip eden arkadaşlarım farketmişlerdir ki yazılarımın içerikleri genellikle hep hayatın içinden olan, hepimizin bildiği, teoride kabul ettiği, pratikte zorlandığı konular. Affetmek, içimizdeki gücü keşfetmek, koşulsuz sevgi duymak, uyanışa geçmek, hayatı ve kurgusunu anlamak, olumlu düşünmek vb..Bir türlü görmeyi tercih etmediğimiz, kimi zaman kendimize yakıştıramadığımız, sonuçlarına inanmamayı tercih ettiğimiz(!), hayatın çok içinden olan duygular her biri.. Bununla birlikte, inanın her biri o kadar uygulaması kolay ve bir o kadar huzur verici ki.. Ben yazdıkça tüm güzelliklerin farkına varıyor ve huzurlanıyorum, umarım sizler de okudukça huzur buluyorsunuzdur.

Her yazımda da hep şu cümle geçiyor; “İstediğimiz Hayatı Yaratmak”. Farkettiyseniz, "bilmem kimin .... şeklinde davranması için", "bilmem kimin beni mutlu etmesi için" vs. demiyoruz. Çünkü herşey “Ben”de.. Tüm sorular, tüm cevapları, tüm korkular, tüm hisler.. Hiç gidip birine “ben neden mutsuzum?” diyor musunuz?

Aslında yapılması gereken tek birşey var. Adım atmak..Siz yeterki adım atmayı ve artık hayatınızı hakettiğiniz şekilde yaşamayı seçin. Eğer haketmediğinizi düşünüyorsanız, memnuniyet duymadığınız hayatınızın içinde memnun olmadığınız şekilde yaşayıp gitmek istiyorsanız bu da bir tercihtir ve elbette bu tercih te kocaman bir saygıyı hakeder.

Hakettiği şekilde mutlu ve huzurlu yaşamayı tercih eden arkadaşlarım için oldukça önemli bir konudan bahsetmek istiyorum bugün.

ŞÜKRETMEK, ŞÜKRAN DUYMAK...

Şükretmeden yaşamak demek, hayatta hiçbir amacı olmadan, sağdan sola uçuşan bir yaprak gibi yaşamaktan farksızdır. Bitkisel hayattır. Hiçbir şeyi duymamak, ne olduğunun farkında olmamak, hissetmemektir..Yaprak yere düşer, düşmesi ile bir esen ufacık bir rüzgarla tekrar havalanır ve nereye savrulursa artık..Halbuki o yaprak birgün savrulmadan yerde öylece kaldığında, olur da üzerine basıp geçmeyen biri olduğu, çamura düşmediği ve aslında çıkan o rüzgarın da ne için çıktığının farkına varıp, hem o rüzgar hem de yerde tertemiz kalabildiği süre için bile şükretmeyi becerebilse..Belki de gelecek bir sonraki rüzgarla çok daha iyi bir yerde bulacak kendini..

Gözü açık bir şekilde sabaha uyanabilmek, bu yazıları okuyabilecek gözleriniz olması, sizi gün boyu taşıyan bacaklarınız olması, sağlıklı olmanız vs. Otursanız kendinizle ilgili 5 dk.da 50 tane size verilen lütuf sayabilirsiniz. Deneyin..

Şükretmek, şükran duymak, vücudu toksinlerden ayıran ve tamamı ile olumlu düşünceler aşıyan çok kuvvetli bir sözcüktür. Şükretmediğiniz müddetçe, şükredeceğiniz bir hayatınız olmasından adım adım uzaklaşırsınız. Siz şükretmek için herşeyin on numara beş yıldız olmasını istersiniz ondan sonra şükredeceğim dersiniz, bu düşünce ile şükretmedikçe de negatiflikten kurtulamaz ve hiç yıldızsız bir hayat yaşamaya devam edersiniz. Tam bir kısır döngü..Burada birşeyi daha yinelemeyi gerekli görüyorum. Bu şekilde, negatif yüklü bir yaşam da bir tercih sebebidir. Neticede, bu şekilde yaşamayı tercih eden kişiler de bir başkası için şükretme sebebi olarak bence oldukça ulvi bir duruma hizmet ediyorlar. Öyle değil mi? Bazı negatif insanların hayatımızda olmaları bile bence en büyük şükürlerden ve lütuflardandır.

Benim sözüm, hayatı pozitif enerjilerle yaşamak isteyen kişilere. Size tüm kitaplarda, televizyonlarda, sosyal medyada “Şükretmek hayattır, şükretmek arındırır, şükretmek pozitif enerji ile donanmamızı sağlar vb.” diyen onca insanın hep bir olup bizleri kandırdığını düşünmüyorum ben. Niye şükretmek için birşeylerin hayatımızda iyi gitmesini bekleyelim ki? Ya da, şükretmek pozitiflik, mutluluk, huzur getiriyorsa, niye bir “şükürler olsun” demekten erinelim ki? ŞÜKÜRLER OLSUN!..Sadece 2 kelime..Bir de başına sahip olduklarımızı söyleyip şükredersek, oh mis..Hem sahip olduklarımızı sayarken göreceğiz ki, birçok şeye sahibiz..Bunu farketmek ne kadar güzel..Farkedilenin illaki para, zenginlik, ev, bağ, bahçe olmasına gerek var mı? Hem zaten, siz şükrettikçe onlar öyle gani gani akacak ki hayatınıza.. Ayrıca, bu oyunun en güzel yanlarından biri de, sadece sahip olduklarımıza değil, sahip olacaklarımıza da şükretmektir. Oturun, gelecekte neye sahip olmak istiyorsanız onlar için de şükredin. Siz şükrettikçe, -miş gibi yaptıkça, zaten hayatınza gelmek üzere yola çıkacak onlar. “Ya Nergis, deli miyim sahip olmadıklarıma şükredeyim” demeyin. Öyle diyorsanız şuanda, bilin ki egonuzla konuşma vaktiniz gelmiş. Alın onu karşınıza konuşun. Bunu EGO başlıklı yazımda anlatmıştım. O sizi ikna etmeden siz onu ikna edin.

Çocukluğumuzdan beri hep bir şeylere sahip olduktan sonra teşekkür etmek, şükretmek öğretildi bize. Herşey somut olarak sahiplenmeye odaklı. Bu şükranlar da çoğu zaman şöyle geldi muhtemelen. “En azından sevdiklerim yanımda”, “Ya çok değil ama olsun, yeter”, “En azından başımızı bir yerlere sokabiliyoruz”.. bu cümleleri okuduğunuzda nasıl bir his uyandı sizde? Hediye alıp verdiğiniz bir arkadaşınız size “İstediğim gibi değil ama güzel, teşekkür ederim” dese ne hissederdiniz? Muhtemelen bu ona son hediye alışınız olurdu..Evrendeki çekim yasasının işlemesine yarayan şükretmek bu değildir. Sahip olduğumuz somut şeylere şükretmek tabiiki çok önemli ve gerekli. Bununla birlikte, sahip olduğumuz bakış açısı, duygularımız, bakış açımız, hayatımıza giren ve bizi kıran insanlar, hayatımızdaki olumsuz deneyimler, sınavlar vs.lere bile şükretmek..İşte bu size muhteşem bir farkındalığın yanında kocamaaan bir bolluk, bereket, refah dolu bir yaşam getirecek.

“Sorunlar için de şükredilirmiş mi canım” demiyorsunuzdur da, diyorsanız da hemen cevabını vereyim. Evet, sorunlar için şükredilir. Hatta daha fazla şükredilir. Çünkü, yaşadıklarınıza rağmen şuanda bu evrende varoluyorsunuzdur, nefes alıyorsunuzdur..Daha n'olsun?

Her zaman ve her yazımın sonunda olduğu gibi yine bir çalışma yapalım bu hafta.

Alın elinize kalemi ve başlayın sahip olduklarınız ve sahip olacaklarınız için şükürler yazmaya. Bu sabah ta uyanabildiğiniz için, muhteşem dostlarınız olduğu için, aileniz yanınızda olduğu için, koşulsuz sevgiyi deneyimlediğiniz için, hiç kimseniz olmasa bile her zaman sizin yanınızda olan yaradan için, bir bardak kahveyi içtiğiniz için, işiniz olduğu için vs.vs..Bu sizin şükür listeniz olsun ve yatağınızın başucunda dursun. Her sabah kaltığınızda okuyun onları. Yeniler oldukça da ekleyin üzerine..

Bakın görün ne kadar muhteşem bir hafta geçireceksiniz. Tabi sadece 1 hafta değil..Bunu hergün muhakkak yapın..Alışkanlık haine getirin..zaten belli bir süre sonra sürekli herşeye şükrederken bulacaksınız kendinizi.

Bu yazımın sizlere ışık olmasından dolayı şükrediyorum.

Sevgi ve şükran dolu bir hayat geçirmeniz dileğiyle..

Sevgiyle

Nergis Kaygas


112 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör