Evrenin Yasaları Vol 3 - İnançlarımız


“İnsan her nefeste yeni birisi olur ve her nefes, içini doldurduğumuz kelimelerle, bilmediğimiz bir aleme yolculuk eder; sonra da oradan hediyelerle döner” MEVLANA

Beni çok etkileyen, konuştuğum, ağzımdan her çıkan kelimenin yaptığı yolculuğu ve onların bana dönüşünü farkettiren ve o günden itibaren ağzımdan çıkan herşeyi duymama vesile olan muhteşem bir cümledir bu cümle..

Hayat her zaman neye ihtiyacınız varsa, öğrenmemiz ve pekiştirmemiz için tam da o konuyu çıkarır karşımıza. Bu söz de işte tam öyle bir zamanda çıktı karşıma. Belki daha önce binlerce kez okudum, gördüm, bilmiyorum..Ama ben tam ihtiyacım olduğu zamanda farkına vardım. Tam olması gereken zamanda, olması gerektiği şekilde..

Yazacağım bu yazının da, ihtiyacı olana, tam da ihtiyacı olduğu zamanda ulaşmasını ve ona da ışık olmasını seçiyorum.

Konuştuğunuz herşeyin dua olduğunu, her duanın da evren tarafından muhakkak cevaplandırıldığını, evrenin siz neyi yaşamak isterseniz onu hayatınıza getirdiğini bilseydiniz, bundan sonra nasıl konuşurdunuz?

Bize emanet edilen o muhteşem hediyenin – hayatın – zorluğundan, çekilmezliğinden, yaşanmaz olduğundan mı bahsederdiniz yoksa ne kadar bize özel ve keyifli olduğundan mı?

Evren siz neyi yaşamak isterseniz onu size getirmekle MÜKELLEFTİR.

Siz "Hayat Zordur" dersiniz, o da hemen onaylar ve size doğru söylediğinizi kanıtlamak için size nur topu gibi zor bir hayat getirir. Hayırlısı olsun..

Hayatınızda yaşadığınız istenmeyen durumlara girdiğinizde “Ben bu konuda nasıl bir dua ettim?” diye sorun kendinize.

Şimdi hatırladınız mı o güçlü duanızı? Eğer istediğiniz hayatı yaşayamıyorsanız, bu bir yerlerde, yaşamamayı siz tercih ettiğiniz içindir.

Eğer çok zengin olmayı istiyor ama olamıyorsanız para sizin için ya elinizin kiridir ya da geldiği gibi gidiyordur..

Hayatımızın %90’ını bilinçaltımızdan yaşıyoruz. Sevgili bilinçaltımızın en sevdiği görevlerden biri de, biz her ne düşünüyor ve hissediyorsak, bilinçaltımızda hangi katı/sınırlayıcı inançlar varsa onları destekelemek ve onaylamaktır. Bilnçaltımızın evrenle iletişimi bu şekildedir. Evrenin diğer yasalarından biri olan onaylanma yasası budur.

Çoğu zaman bu onaylanma bizi içten içe öyle mutlu eder ki, “ben demiştim”li her cümle bunun en güzel örneğidir. Sınırlayıcı inancımızla söylediğimiz her cümle, ağzımızdan çıktığı anda hayatımıza girmeye hazır birer durum haline dönüşür. Durum hayatımıza girer ve bilinçaltımız da bunu onaylamak için herşeyi yapar. Mesela, Erkeklere/kadınlara güven olmaz diye bir inancınız varsa, evren artık bunu size kanıtlamak zorunda. Bu da nasıl olacak? Hayatınıza güvenmeyeceğiniz bir kişi girecek ve siz de “işte ben demiştim” diyeceksiniz..Sonucunda çok üzüleceksiniz belki ama içten içe -bilinçsizce- onaylanmış olmanın hazzını da yaşayacaksınız.

Anne babaların çocuklarına sıklıkla kurduğu cümlelerden olan “Yavrum koşma düşersin” de aynı bilnçsiz hazzı içinde barındırır. Çocuk düşer, anne baba üzülür ama bir yandan da çocuğa “Bak ben sana demedim mi düşersin diye” der ve haklı çıkmanın hazzını yaşar. Halbuki Evren anne ve babanın bu isteğini onaylamaktan başka birşey yapmamıştır.

Gelin bu hafta şöyle bir çalışma yapalım.

Bu hafta içinde 1-2 saatinizi kendinize ayırın ve kendinizi dinleyin.

  • Hedefinize gitmenizi engelleyen inançlarınız neler bunlara odaklanın ve bunları listeleyin

  • Herbir inancınızın üzerinden tek tek gidin.

  • Sonra, bu inanç sistemlerinizi sınıflandırın..Hangisi size ait olan inançlar? Hangisi toplumdan, arkadaşlarınızdan ya da ailenizden gelenler? Üşenmeyin yazın, içinizde ne var ne yok dökün sayfalara..Göreceksiniz hiçbiri size ait olmayacak..(Bulduğunuz inancı okurken, kendinizi kötü hissediyorsanız, bilin ki o size ait değildir.)

  • Tertemiz bir sayfaya geçin ve olmak istediğiniz “BEN”i tanımlayın. Eğer hedefiniz iyi bir iş bulmaksa, iyi bir işin tanımını yapın. Sizin yaratmak istediğiniz işin tanımı ne, yeni işinizi ve kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz? Yazın..Sayfaları doldurun..Yeni inançlarınızı oluşturun.

  • Sonra, tek tek yazdıklarınızı okuyun. Heyecan ve enerji duyuyorsanız, kalbiniz pır pır atıyorsa doğru yoldasınız. Artık size ait olan inançları buldunuz. Bu yazdıklarınız sizi gökyüzünde dolaştırana, ayaklarınızı yerden kesene dek, kaç gün sürerse sürsün okuyun. 1 ay, 2 ay, 3 ay..

Neye dönüşmek istiyorsak, öncelikle o yoldaki engellerden arınmamız, özgürleşmemiz gerek.

Herşey neye layıksa ona dönüşür. (MEVLANA)

Hepimiz çok güzel şeyleri yaşamaya layığız. Bu hayat bize hediye olarak sunuldu. Hakettiğimiz ve değerli olduğumuz için bu hayattayız ve herşeyin en iyisini hakediyoruz.

Layık olduğumuz hayatlara sahip olmak, layık olduğumuza dönüştürmek, layık olduğumuz kişiye dönüşmek dileğiyle..

Sevgiyle,

NERGİS KAYGAS


169 görüntüleme